13 Şubat 2014 Perşembe

EkoBülten

  • Altın yukarı doğru hareketini devam ettirerek 1.309 $/ons ile 7 Aralık’tan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.  Altındaki yükselişte fiziksel talebin güçlü seyretmesi, 1.304 $/ons olan 200 günlük hareketli ortalamanın üzerine çıkılması ve ABD ekonomisine ilişkin gelen son verilerin beklentilerin altında kalması etkili oldu. Petrolde ise ABD’deki soğuk hava şartlarının devam etmesiyle WTI tekrar 100 $’ın üstüne çıkarken Brent petrol ise 108,5 $ ile yatay bir seyir izlemeye devam ediyor.

 

  • ABD’de perakende satışlar Ocak’ta beklentilerin altında (-%0,4) kalırken, önceki iki aya ilişkin veriler de aşağı yönlü revize edildi. Satışlarda düşüşün genele yayıldığı görülürken, bunda özellikle olumsuz giden hava koşullarının etkili olduğu değerlendiriliyor. Aylık %0,4 düşüş gösteren satışlar, yıllık olarak ise %2,6 artış ile2009’dan bu yana en düşük artışı gösterdi. İşsizlik maaşı başvurularında ise 339 bin ile önceki haftaya göre 8 bin ile sınırlı artış gösterdi.

 

  • Dün ABD verilerinin ardından ABD 10 yıllık tahvil getirileri, %2,76 seviyelerinden %2,71 seviyelerine geriledi. Dolar endeksi (DXY) 80,7 seviyelerinden 80,2 seviyelerine kadar gerilerken, €/$ 1,37 seviyelerini test etti. İngiltere Merkez Bankası Başkanı (BOE) Carney’in Çarşamba günkü olumlu ekonomik görünüme ilişkin açıklamalarından sonra sert yükselen GBP/USD Mayıs 2011’den bu yana en güçlü seviyelerinden (1,67) işlem görüyor.Poundun değerlenmesinde, piyasada BOE’nin 2015’de faiz artırımına gidebileceğine ilişkin beklentilerin artması etkili oluyor.

 

  • ABD ve Almanya borsalarında dün %0,5 civarında primler görülürken Fransa’da ise karı beklentilerin altında kalan BNP Paribas (%-2,6)  karının etkisiyle CAC-40  yatay seviyeden kapandı.

 

  • Asya borsalarında bu sabah Japonya’nın Nikkei 225 endeksinde yenin değerlenmesine paralel satış baskısı sürerken, Şangay ve Hang Seng endeksleri %0,5 yükselişle işlem görüyor.

 

  • Yurtiçinde faizlerde artış eğilimi devam ederken gösterge faiz %10,8  seviyelerine ulaştı.BIST-100, dün faizlerdeki yükselişin ve diğer gelişmekte olan ülke borsalarındaki gerilemenin etkisiyle %1,2 gerileyerek 63.765 seviyesinden kapandı.

 

  • Endeksin 65.000 direnç bölgesini aşamadıktan sonra satışların arttığı dikkat çekiyor. Endeks Şubat ayı boyunca 61.000 – 65.000 bandında işlem görüyor. $/TL, son dört gündür 2,18-2,20 bandında işlem görmeye devam ediyor; bu sabah da 2,1970 seviyesinde.

 

  • Gelişmekte olan ülke para birimlerinde ayrışmalar görüldü: Rus rublesi merkez bankası rezervlerinin son 3 yılın en düşüğüne gerilediği haberiyle %1 değer kaybetti. Dün %0,5 değer kaybeden Hindistan rupisi ise bugün TEFE verisinin ardından (beklenti %5,6, gerçekleşen: %5,05) %0,3 primle işlem görüyor. Endonezya’da cari açık/GSYİH oranının 2012 yılının 2. çeyreğinden bu yana en düşük seviyede gelmesiyle rupiah dolara karşı son 3 ayın en yükseğine çıktı.

 

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi



11 Şubat 2014 Salı

Beşiktaş Kasımpaşa başkanına lafını fena yedirdi.

Tarih 15 Aralık 2013 Kasımpaşa başkanı Zafer Yıldırım saat 21:18 demeci;Biz BEŞIKTAŞ ile 100 maç yapsak yeneriz.
Siz birkere BJK ile yüz maç yapamazsınız çünkü lige çıkışınız şahibeli ama düşüşünüz mükemmel olacak.Belki bu sene olmaz önümüzdeki sene kesin.
Dün adalet tecelli etti ve dün dediğim gibi hamam oğlanına çevirdik.Şimdi 3 tane seyircinize ağlayın bakalım.Belki sesinizi duyan bir taraftar olur.

EkoBülten

  • Fed’in yeni Başkanı Yellen’ın piyasaları destekleyen açıklamaları sonrasında risk iştahı iyileşirken hisse senetleri değer kazandı ve gelişen ülke para birimleri  toparlandı. 

 

  • Fed Başkanı J. Yellen dün Temsilciler Meclisi’nde yaptığı konuşmada Bernanke döneminde başlatılan para politikası çerçevesinin devam edeceğini belirtti. İşsizlikte iyileşmenin devam ettiği ancak emek piyasasındaki toparlanmanın halen yeterli olmaktan çok uzak olduğunun altı çizildi.  Yellen, işsizlik oranı %6,5’in oldukça altına gerilese bile, enflasyon %2 hedefinin altında kaldığı sürece (çekirdek enflasyon yıllık %1,2) politika faizinin sıfıra yakın seviyelerde oldukça uzun süre kalacağını yineledi.

 

  • Gelişmekte olan ülkelerde yaşanan volatilitenin de şu an için ABD ekonomisi için belirgin bir risk oluşturmadığını belirtti. Yellen, bu ekonomik görünümde varlık alım programının hızında ölçülü bir şekilde azaltılmaya gidilebileceğini belirtti. Ayrıca dün ABD’de Temsilciler Meclisi borç tavanının Mart 2015’e kadar artırılmasını kabul etti.

 

  • ABD’de S&P 500 günü %1,1 primle tamamlarken, Almanya’da DAX %2 ve İngiltere’de FTSE-100 %1,2 oranında yükselişler kaydettiler.

 

  • Çin’de dış ticaret fazlası beklentilerin üzerinde geldi:  Aralık’ta 25,6 milyar $ olan dış ticaret fazlası, Ocak’da ihracat ve ithalattaki artışın etkisiyle 31,9 milyar $ oldu. Aralık’ta hız kesmiş olan ihracat Ocak’ta %11 ile sürpriz artış gösterdi. İthalatta artış %10 olarak gerçekleşti .

 

  • Çin’in dış ticaret verisinin ardından Şangay endeksi son bir ayın en yüksek seviyelerinde işlem görmeye devam ederken bir diğer gelişmekte olan ülke Hindistan’da Sensex endeksi %0,5 primli. Brezilya’da da Bovespa dün realdeki toparlanmaya paralel  olarak %1,6 oranında yükseldi. BIST-100, dün yurtdışındaki olumlu havanın etkisine rağmen %0,4 oranında sınırlı bir primle 64.281 seviyesinden  kapandı. Endeksin bu sabah TL’nin değer kazancından olumlu etkilenmesini bekliyoruz.

 

  • Dün gelişmekte olan ülke (GOÜ) para birimlerinde %1,6’ya ulaşan değer kazançları görüldüHindistan’da olumlu gelen dış ticaret verisinin etkisiyle rupi dolara karşı %0,4, Güney Afrika’da ise beklenenden olumlu gelen imalat ve istihdam verilerinin de etkisiyle rand dolara karşı %1,6 değer kazandı. $/TL de dün %1 geriledi ve 2,20’nin altına geldi; bu sabah 2,19 seviyelerinden işlem görüyor.

 

  • Arjantin’in ardından dün Kazakistan da devalüasyona gitti ve para birimini %19 oranında devalue etti.  Kazakistan, en büyük ticaret ortağı olan Rusya’nın para biriminin sene başından bu yana %6 gerilemesinin ve diğer GOÜ para birimlerinde son 8 ayda görülen hızlı kayıpların  dış ticareti üzerindeki olumsuz etkisini hafifletmeyi amaçlıyor. Bu politikanın diğer bölge ülkeleri tarafından da uygulanıp uygulanmayacağı takip edilecek.

 

  • Emtia piyasalarında risk iştahının artmasına rağmen altının yukarı yönlü trendini koruduğu görülüyor. USD’nin zayıflaması, fiziksel talep artışı ve Hindistan’ın altın ithalatını engelleyen uygulamalarını gevşeteceğine yönelik beklentiler yükselişte etkili oluyor. Dün 1.294 $/ons ile son 3 ayın en yüksek seviyesini test eden altın, bu sabah kar satışları ile 1.288 $/ons seviyelerinden işlem görüyor. ABD’de damıtılmış petrol stoklarının azaldığının açıklamasıyla WTI petrol yükselişi sürdürdü ve 100,5 $ seviyelerine ulaştı

Güzel Bolu dan kar manzaraları

10 Şubat 2014 Pazartesi

Günlük EkoBülten

  • S&P’nin Türkiye’nin kredi notu görünümünü “negatif”e çekmesinin ardından yurtiçi piyasalarda dün bir miktar satıcılı bir seyir gözlendi. 2 yıllık gösterge tahvil getirisi %10,6’dan %10,7’ye yükselirken, 10 yıllık tahvil getirisi ise tekrar çift haneli seviyelere ulaştı. Faizdeki yükselişe paralel olarak BIST 100’de de %1’e yakın kayıplar görüldü. 

 

  • $/TL 2,23’un üzerini test etmesine rağmen bu seviyelerden gerileyerek bu sabah 2,21 seviyelerden işlem görüyor. Döviz sepeti (0,5 euro + 0,5 usd) 2,6260 seviyelerinde.

 

  • Yurt dışı hisse senedi piyasalarında ABD ve AB’de yatay bir seyir hakim olurken, bu sabah Asya piyasalarında alıcılı seyir devam ediyor. Nikkei 225 ve Hang Seng endeksleri %1,8, Sensex ise %0,3 primli durumda.

 

  • €/$ ve USD/JPY pariteleri 100 günlük ortalamalarının üzerindeki seyrini sürdürüyor; bu sabah €/$ 1,3660, USD/JPY 102,3 seviyelerinden işlem görüyor.

 

  • €/$’ın 1,36 seviyesinin üstünde tutunmasının da etkisiyle altın kazanımlarını sürdürdü ve 18 Aralık’tan bu yana en yüksek seviyelerine ulaştı. Dün sabah 1.267 $/ons olan 100 günlük hareketli ortalamasının ulaşmasının ardından kazanımlarını hızlandırdı ve bu sabah 1.285 $/ons seviyelerinden işlem görüyor.

 

  • Son dönemde özellikle ABD’deki soğuk hava koşulları nedeniyle yükselen petrol fiyatları dün bir miktar kar satışıyla karşılaştı. Brent petrol kazanımların bir kısmını geri vererek 108,7 $ seviyesinde.  WTI tip petrol ise 100 $’ın üzerinde seyrediyor. 

 

  • Gelişmekte olan para birimlerindeki olumlu seyir, Fed’in yeni başkanı Yellen’ın bugün yapacağı konuşma öncesinde dün negatife döndü; %1,3’e ulaşan kayıplar gözleniyor. Brezilya realindeki yüksek kaybın (%1,3) nedeni ise ihraç ettiği emtia fiyatlarındaki düşüş.

 

  • Sanayi üretimi Aralık ayında mevsimsellikten arındırılmış (m.a.) rakama göre aylık bazda değişmedi ve üretimin bir miktar ivme kaybettiği görülüyor. Sanayi üretimi yıllık %7,1 ile güçlü görünse de bu durum büyük oranda baz etkisi kaynaklı. Bugünkü verinin ardından son çeyrek sanayi üretimi ortalaması %4,9 büyümüş oldu; bu durum ekonominin 2013’de %4 büyüme hedefini yakalayabileceğine işaret ediyor.

 

  • Sanayi üretimi kalem bazında incelendiğinde mevsimsellikten arındırılmış olarak üretim artışındaki zayıflamanın genele yayıldığı görülüyor. Dayanıklı tüketim malları Kasım’da aylık % 2,4’den Aralık’ta %0,3 artışa, dayanıksız tüketim malları aynı dönemde %3,2’den %1,5’e, yatırım malları %1,9’dan %0,1 artışa geriledi. Kasım’da aylık %4,4 artış gösteren ara mallarında ise Aralık’ta %2,1 azalış görüldü.

 

  • 2014 yılının Ocak ayına ilişkin öncü göstergeler ise üretimdeki ivme kaybının süreceğine işaret ediyor: PM endeksi 53,5’dan 52,7’ye, kapasite kullanım oranı %75,9’dan %74,5’e ve reel kesim güven endeksi 110,6’dan 104,2’ye geriledi.

Bu hafta izlenecekler

 

Ne zaman?

 

Neler izlenecek?

                 12 Şubat

Çarşamba

*       Çin Dış Ticaret Dengesi (Ocak): Çin’de dış ticaret fazlası Aralık ayında, gerileyen ihracatın etkisiyle, beklentilerin oldukça altında (25,6 milyar $ gerçekleşti. Şubat’ta bu eğilimin devamı bekleniyor. Beklenti: 24 milyar $

 

*       Hindistan TÜFE (Ocak): Hindistan Merkez Bankası (RBI), enflasyonda hedef noktasını, bir miktar kontrol altına alınan TEFE’den, yüksek seyreden TÜFE’ye çevirdi. Kasım’da %11,2 olan TÜFE, Aralık’da %9,9’a gerilerken, RBI’ın hedefi enflasyonu 12 ay içinde %8’e, 24 ay içinde %6’ya düşürmek. Beklenti: %9,5

        13 Şubat

Perşembe

*       Türkiye Cari İşlemler Dengesi (Aralık): Cari açık Kasım’da 3,9 milyar $ ile beklentilerin (4,2 milyar $) altında gerçekleşti. Ocak-Kasım dönemi açık toplamda 56 milyar $’a yükselirken OVP yılsonu hedefi 58,8 milyar $. Aralık ayında dış ticaret açığı verisi ise 9,9 milyar $ ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Beklenti: 7.4 milyar $

 

*       ABD Perakende Satışlar (Ocak): Otomobil satışlarındaki düşüşün etkisiyle Aralık ayı perakende satışları %0,2 artış gösterirken, Ocak ayında önemli bir toparlanma beklenmiyor: Beklenti: %0,2

14 Şubat

Cuma

*       TCMB Beklenti Anketi (Şubat): TL’deki değer kaybı, enflasyon beklentilerini yükseltmeye devam ediyor: Ocak’da 12 ay sonrası beklentileri %7,06’ya, 24 ay sonrası beklentileri de %6,50’ye yükseldi. TCMB’nin yaptığı hızlı faiz artırımının beklentiler üzerindeki etkisi izleniyor olacak.

*       Euro Bölgesi 4Ç’13 GSYİH (öncü): Euro Bölgesi resesyondan çıkmakla birlikte, büyüme oldukça zayıf: 2. ve 3. çeyrekte sırasıyla %0,3 ve %0,1 çeyreksel büyüme kaydetti. Büyümenin zayıf seyrinde ülkelerin yüksek borç seviyesi ile bankacılık ve bütçe düzenlemeleri etkili oluyor. Öncü göstergeler (PMI) ekonominin son çeyrekte daha güçlü büyüdüğüne işaret ediyor. Beklenti: Çeyreklik %0,2.

 

*       Çin Enflasyon (Ocak): Aralık ayında Çin enflasyonu, gıda fiyatlarındaki düşüşe bağlı olarak (%5,9’dan %4,1’e) %3’den %2,5’e geriledi. Ocak’ta da bu eğilimin sürmesi bekleniyor. Beklenti: %2,4

9 Şubat 2014 Pazar

Günlük EkoBülten

  • Kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s, Türkiye’nin görünümünü «durağan» dan  «negatif»e çevirdi. Ülke kredi notu halen BB+ ile yatırım yapılabilir seviyenin altında. Görünümdeki değişiklikte etkili olan faktörler: Dış koşullardaki sıkılaştırmaya bağlı olarak uygulanan mali ve parasal politikaların ekonomide sert iniş riskini artırması, kurumlara olan güvenin azalması, politik belirsizlikler, net finansman ihtiyacını kapsayan rezervlerdeki azalış oldu. S&P 2014-2015 yılları için ortalama büyüme tahminini %3,4’den %2,2’ye indirdi.

 

  • S&P’nin kararının TL cinsi varlıklar üzerindeki şu ana kadarki etkisi oldukça sınırlı oldu: ABD tarım dışı istihdam verisi  sonrası 2,18 seviyelerini test eden $/TL, S&P açıklamaları sonrası günü 2,22 seviyesinden tamamlasa da bu sabah 2,2150 seviyelerinden işlem görüyor. 5 yıllık CDS seviyesi ise Cuma günü 244,8’den 245,5’e sınırlı bir yükseliş kaydetti.

 

  • ABD’de Ocak ayında istihdam edilenlerin sayısı 113 bin kişi ile beklentilerin (180 bin) oldukça altında kalırken, işsizlik oranı ise %6,7’den %6,6’ya inerek Kasım 2008’den bu yana en düşük seviyesine geriledi. ABD istihdam verisinin ardından borsalarda olumlu seyir görülürken, ABD’nin S&P 500 endeksi %1,3, İsviçre’nin SMI endeksi %1,2 ve Almanya’nın DAX endeksi %0,5 oranında değer kazandılar.

 

  • Bu sabah da Asya borsalarında yenin değer kaybının Japonya’nın ihracatçı şirket hisselerini desteklemesiyle Nikkei 225 endeksi %1,8 primli; Çin’in Şangay endeksi ise otomotiv ve perakendecilik sektörü hisseleri öncülüğünde %2 değer kazancıyla son bir ayın en yüksek seviyesinden işlem görüyor. BIST-100,  Cuma gününü yatay kapatmasına rağmen, önceki günlerdeki kazançlarını korudu ve hafta genelinde %4,5 primle kapanmış oldu; endeks 64.614 seviyesinden kapanırken,  65.052 seviyesinde önemli bir teknik gösterge olan 22 günlük hareketli ortalaması bulunuyor.

 

  • /$ ECB kararı ve ABD verisi sonrasında 100 günlük hareketli ortalamasının üzerinde 1,3625 seviyelerinden işlem görüyor. USD/JPY de Japonya’da cari açığın beklentilerden yüksek gelmesinin etkisiyle 100 günlük hareketli ortalamasının üzerinde 102,4 seviyelerinde. Gelişmekte olan para birimlerinde ise geçtiğimiz hafta boyunca olumlu bir seyir gözlendi ve dolara karşı %1,7’ye ulaşan değer kazançları görüldü; bu sabah da %0,4’e ulaşan primler görülüyor.

 

  • Geçtiğimiz hafta %2,70 seviyelerine kadar yükselen ABD 10 yıllık tahvil getirileri, tarım dışı istihdam verisinin ardından %2,67’ye kadar geriledi. Yurtiçi tahvil piyasasındagösterge tahvil getirileri %10,68’den %10,6’ya gerilerken, %10’un üzerinde seyreden 10 yıllık tahvil getirileri de %9,92’ye geriledi. 6 aylık bono getirileri ise %10,42’den %10,84’e sert bir şekilde yükselerek getiri eğrisinin negatif eğimini artırmış oldu.

 

  • Emtia piyasalarında, geçtiğimiz hafta risk iştahının artmasına karşın ABD dolarının zayıf seyrinden yararlanarak yükselen altın, tarım dışı istihdam verisinin ardından da kazanımlarını devam ettirdi ve bu sabah 1.272 $/ons seviyelerinden işlem görüyor.Brent petrol de yükselişini sürdürdü ve Cuma günü %2,2 oranında primlenerek 107,2 $ seviyelerine ulaştı.

 

  • Bu hafta yurt içinde bugün sanayi üretimi, Perşembe cari işlemler dengesi, Cuma TCMB beklenti anketi açıklanacak. Yurt dışında Çarşamba EU sanayi üretimi, Çin dış ticaret ve Hindistan TÜFE, Perşembe ABD perakende satışlar, Cuma EU 4Ç büyüme ve ABD sanayi üretimi ve Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi, Çin enflasyon verileri izlenecek.

 

 

6 Şubat 2014 Perşembe

Lisanssız Elektrik Üretimi

Geçtiğimizin yılın Temmuz ayında yürürlüğe giren ve mart ayında değiştirilen yasayla, isteyen 500 kilovata (kW) kadar elektriği lisans alma zorunluluğu olmadan üretip satabilecek. Önümüzdeki aylarda bir başka bir yasa değişikliği ile de bu rakam iki katına yani 1 megavata çıkarılacak. 

Her 100 liralık enerjinin 85 lirasının yurtdışına gittiği Türkiye’de, yerli enerji kaynaklarına ilgiyi artıracak bu uygulama, enerji politikaları açısından da önem taşıyor. Malum dış ticaret açığımızın yüzde 65’i de enerjiden oluşuyor.

Peki, isteyen gerçekten evinin önüne rüzgâr gülü dikip veya çatısına güneş paneli kurup, kendi elektriğini üretebilir mi? Uzmanlar, 500 kW kurulu gücünde güneş enerjisi tesisi maliyetinin ortalama 1 milyon Euro olduğunu, bunun rüzgârda 800 bin dolar, hidroliklerde 650–700 bin dolara indiğini söylüyor. 

Öte yandan, 500 kW’lik bir güneş enerjisi tesisinin 10’da biri gücünde, yani 50 kW’lik bir tesis kurayım dediğinizde de, maliyetler güce paralel olarak 10’da 1 oranında düşmüyor. Güç 50 kW’ye düştüğü zaman, yatırım maliyeti yaklaşık 300 bin Euro oluyor. Çünkü kurulacak tesisin gücü düştükçe, birim maliyeti artıyor.

 

 

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 10 Ağustos’ta internet sitesinde lisanssız üretime yönelik örnek uygulamaları içeren bir duyuru yayınladı. Burada örnek uygulamalara yönelik detaylı hesaplamalara yer veren Kurum’a göre, evinin çatısına küçük ölçekli bir güneş enerjisi tesisi kurmak isteyen vatandaş, fizibilite, yatırım ve işletme maliyetleri ihmal edilmek kaydıyla aylık 516 lira destek ödemesi alıyor ve 97,50 TL elektrik faturası ödemekten muaf kalıyor. Destek ödemesi, küçük ölçekli rüzgâr türbini kuracak vatandaş için bin 569 liraya çıkıyor. Fabrika bahçesinde kurulacak 500 kW gücünde bir rüzgâr santraliyle ise aylık beş bin liralık elektrik faturası ödemekten muaf kalınabileceği hesaplanıyor. 

Daha da önemlisi kendi ihtiyaç fazlasını sisteme satmak isteyen bir kişi artık elektrik ticareti yapacağından, dağıtım şirketine tüketiminden fazlasını satabilecek. EPDK bununla ilgili bir mahsuplaşma mekanizması da kurmuş durumda

 

500 kW gücünde bir güneş enerjisi tesisinin ortalama 1 milyon Euro’ya mal olduğunu söyledim. Tabii bu paranın tamamını nakit koymak zorunda değilsiniz. 1 milyon Euro’luk yatırım, 200 bin Euro’luk özkaynak ve bankadan 800 bin Euro kredi alarak yapılabiliyor. Yani yüzde 20 özkaynakla, çok rahat rüzgâr ve güneş enerjisi kredisinin alınabileceği ifade ediliyor. Ancak bu konuda bir itiraz da var.

Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği’nden (GENSED) Ateş Uğurel, Türkiye’de hiçbir bankanın henüz güneş enerjisine kredi vermediğini savunuyor ve “Satılabilecek bir emtia olarak görmediği için, hiçbir banka güneş elektriğini finanse etmiyor. Güneşten elektrik üretildiğini bilmeyen ve acilen eğitilmesi gereken bir kesim, uygulayıcı firma ile müşteri arasında uzun vadeli finans sağlayacak kurumlar” diyor. Ancak başka sektör temsilcileri, bankaların bu tür yatırımları az riskli ve çok karlı bularak destekleyeceği görüşünde.

Çoğumuz müstakil evlerde değil, apartman ve toplu konutlarda oturuyoruz. Durum böyle olunca, istenildiği takdirde başvuru “talep birleştirme” yöntemiyle yapılabiliyor. Yani diyelim ki 100 dairelik bir apartmanda oturuyorsunuz, tüm komşular bir araya geliyor, bir kişiyi vekil tayin ederek 100 ayrı başvuru yerine seçilen vekil aracılığıyla bir başvuru yapılıyor. Apartmanda yaşayan 100 kişinin tesisi, tek bir izinle kurulabiliyor. Talep birleştirme, maliyetlerin de düşmesini sağladığı için projeyi daha uygulanabilir hale getiriyor

5 Şubat 2014 Çarşamba

ECM Kararı Takip Edilecek

Bugün ECB kararı takip edilecek.…

 

  • TUİK, Ocak ayı tüketici enflasyonunu aylık %1,72’den %1,98’e revize etti. Yıllık enflasyon ise %7,48’den %7,75’e revize edildi. Revizyonda tütün alt grubu enflasyonunun yukarı yönlü güncellenmesi etkili oldu.

 

  • ABD’de ISM Hizmetler sektörü endeksi Ocak’ta 53’den 54’e yükselerek beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Alt endekslerden istihdam endeksinin 55,8’den 56,4’e yükselmesi, Cuma günü açıklanacak ve ABD için haftanın en önemli verisi olan tarım dışı istihdam verisinin olumlu gelmesi ihtimalini artırdı.

 

  • Dün açıklanan ADP istihdam verisine göre özel sektörde Ocak ayında 175 bin kişi istihdam artışı oldu. Bu veri, beklentilerin (185 bin) altında kalsa da seviyenin yüksek olması, yine Cuma günkü resmi veriye ilişkin beklentileri olumlu etkiledi.

 

  • ABD borsalarında dün sınırlı değişimler görülürken, S&P 500 endeksi %0,2 geriledi ve böylece son dört günün üçünü ekside tamamlamış oldu.Hisse bazlı hareketlerde ise Twitter’ın hisseleri, şirketin beklentilerin altında kalan bilançosunun etkisiyle,  kapanışın ardından %18 düşüşle işlem gördü.

 

  • Avrupa borsalarında  ise endeksler önemli bir değişiklik göstermedi. Bugün ECB’nin PPK toplantısında faizlerde bir değişikliğe gitmesi beklenmezken, ekonomiyi destekleyici bir adım atılması gündeme gelebilir; seçeneklerin arasında bankaların ECB’de tuttuğu mevduatlara negatif faiz verilmesi ve bankaların kredi portföylerini satın alması da bulunuyor

 

  • Asya borsalarında bu sabah  benzer şekilde yatay bir seyir hakim. BIST-100, Salı günkü %1,7 priminin ardından düne alıcılı başlamasına rağmen kazançlarını koruyamadı ve %0,5 düşüşle 62.442 seviyesinden kapandı. 

 

  • ABD 10 yıllık tahvil getirileri 3 Şubat’ta %2,5761 ile son 3 ayın en düşük seviyelerine gerilemesinin ardından yükselişini sürdürerek %2,6730’a ulaştı.Yükselişte Cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam verisine yönelik olumlu beklentiler etkili oluyor. Yurt içinde ise  gösterge tahvil getirileri  gerilemeye devam ederek %10,67 seviyesine gelirken, 10 yıllık tahvil getirileri ise %10,05 seviyesinde yatay seyrini koruyor.

 

  • Emtia piyasalarında altın 1.258 $/ons seviyesinde yatay bir seyir izliyor. WTI, ABD’de damıtılmış petrol stoklarının soğuk hava şartları nedeniyle azaldığının açıklanmasıyla 97,6 $ seviyelerine yükseldi. Böylece WTI ile son dönem trendine paralel 106,3 $ seviyelerinden işlem gören Brent petrol  arasındaki fark daha da daralmış oldu.

 

  • Rusya’nın 2 hafta üst üste döviz alımlarını ertelemesiyle 5 yılın en düşük seviyelerine gerileyen ruble, değer kazanıyor: dün dolara karşı %0,4 değer kazanan ruble, bugün de %0,6 primle işlem görüyor.

 

  • Moody’s, geçen yıl başlatılan ekonomik reformların etkisiyle,  Meksika’nın Baa1 olan kredi notunu A3’e yükseltti; görünüm durağan. Kredi notunun yükselmesiyle dün %0,3 değer kazanan Meksika pezosu, bugün de %0,1 primle işlem görüyor.
 
 
 

Euro deflasyon endişesi

Özet: Euro Bölgesi’nde enflasyon yeniden son 4 yılın en düşüğünde; deflasyon endişeleri artıyor. Düşük enflasyon, genel olumsuz etkilerinin yanısıra, çevre Avrupa ülkelerinin rekabetçiliklerini artırmalarının ve borç yükünü azaltmalarının da önüne geçerek, bölgenin sorunlarını çözmesini zorlaştırıyor. Bu nedenle ECB’nin ek genişleyici adımlar atması olasılığı yükseldi.  

 

ü  Euro Bölgesinde yıllık enflasyon Ocak’da  %0,8’den %0,7’ye gerilerken,Ekim’den bu yana ikinci kez son 4 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti. Verinin ardından Euro bölgesinde deflasyon endişeleri arttı. ECB’nin orta vadeli enflasyon hedefi %2  iken beklentisi 2014 için %1,1; 2015 içinse %1,3.

 

ü  Enflasyondaki zayıf seyrin nedenleri:

o   İşsizlik oranının (Euro Bölgesi: %12 İspanya: %26) ve hanehalkı borcunun  halen yüksek olması, tüketim harcamalarını sınırlıyor.  

o   Durağan kredi dinamikleri devam ediyor; Kasım’da reel sektör kredileri %5,7 oranında azalırken çevre ülkelerde daralma daha sert.

o   Bireysel kredi koşullarındaki iyileşme ivme kaybetmeye başladı.

o   Büyüme hala kırılgan; son çeyrek büyümesi (m.a) sadece %0,1 düzeyinde (ECB beklentisi: 2014: %1,1 2015: %1,5)

 

ü  Enflasyondaki zayıf seyir, çevre ülkelerin borç göstergelerindeki iyileşmenin önüne geçebileceği için de risk oluşturuyor. Yapılan bir araştırmaya göre, çevre ülkelerde ekonominin büyümesi, sıkı bütçe disiplininin sağlanması ve Euro Bölgesi’nin enflasyonunun ECB hedefi olan %2’de oluşması halinde, kamu borç yükünün sınırlanması mümkün.

 

ü  Ancak Euro Bölgesi’nde enflasyonun %1’e ve daha altına düşmesi halinde, çevre ülkelerin Almanya’ya kıyasla daha rekabetçi (ücret ve üretim maliyetlerinin daha avantajlı) olabilmesi için enflasyonların %0’a yakın olması gerekecek. Böyle bir durumda, nominal GSYİH’nın düşük artışı, kamu borç oranının azalmasına da engel teşkil edecek. Ayrıca nominal geliri artmayan hanehalkı daha az borç ödeyebilecek ve daha az talep yaratabilecek. Çevre ülkelerin enflasyonu halihazırda çekirdek ülkelerin oldukça altında seyrediyor (Almanya: %1,3 İspanya: %0,2).

 

Sonuç olarak düşük enflasyon, çevre Avrupa ülkelerinin zaten zor olan “borcu azaltırken rekabetçiliği artırma” hedefini daha da zor hale getiriyor.  

 

Avrupa Merkez Bankası (ECB) bölgeyi Japonya gibi uzun dönem sürebilecek deflasyon tehlikesinden uzaklaştırmak için ek destekleyici adımlar atabilir. Yarın gerçekleşecek toplantıda %0,25 olan politika faizinin değişmesi beklenmiyor. Buna karşın ECB başkanı Draghi, görünümün kötüleşmesi durumunda ek adımlar atabileceklerinin ve bankaların toplulaştırılmış kredi portföylerini satın alarak finansal destek verebileceklerinin sinyalini verdi. Bu şekilde, Euro bölgesinde daralan kredi büyümesinin de önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Günlük Bültem

  • Global borsalarda risk algısı dün bir miktar toparlanırken, gelişmekte olan ülke varlıkları ve hisse senetleri gibi riskli enstrümanlar değer kazandı, güvenli limanlar ise satışlarla karşılaştı.

 

  • Bunun sonucunda ABD’nin S&P 500 endeksi Pazartesi günkü hızlı değer kaybının ardından dün %0,8 değer kazandı. Asya borsalarındaJaponya’nın Nikkei225 endeksi dünkü sert düşüşünün ardından bu sabah yenin değer kaybının da etkisiyle tepki alımlarıyla karşılaştı ve %1,2 primle işlem görüyor. Hang Seng endeksi satıcılı seyrine bu sabah da devam ederken, Şangay borsasında tatil sürüyor.

 

  • Gelişmekte olan ülke para birimlerinde %2’ye varan değer kazançları görülürken, USD/TL 2,24’ün altını test etti; bu sabah yeniden 2,2450 seviyelerinden işlem görüyor.

 

  • Endonezya 2013 yılında %5,72 büyüme kaydetti. Büyüme beklentilerin üzerinde olsa da (%5,34) 2009 yılından bu yana en düşük seviyede. Büyümenin yavaşlamasında emtia ihracatındaki yavaşlama ve artan faizlerin tüketimi baskılaması etkili oldu. Endonezya rupiahı, büyüme  verisinin de etkisiyle bugün %0,1 primle işlem görüyor.

 

  • Önceki günlerde güvenli liman olarak talep gören ABD 10 yıllık devlet tahvilleri dün satışlarla karşılaştı ve getirisi son 3 ayın en düşük seviyesi olan %2,57’den %2,62’ye yükseldi. Benzer şekilde altın da 1.260 $/ons’dan 1.252 $/ons’a kadar geriledi.

 

  • Yurtiçi tahvil piyasasında gösterge tahvil %11,04’den %10,83’e gerilerken,10 yıllık tahvil getirileri ise %10,1 seviyelerinde yatay seyretti.

 

  • REDK  101,23 ile  son 8 yılın en düşük düzeyinde; REDK, yurtiçinde üretilen malların yurtdışında üretilen mallar cinsinden göreli fiyatını yansıtan bir göstergedir. Endeksin yükseliyor olması yerel paranın değer kazandığına işaret etmekte ve uluslararası rekabet gücünde bir azalma olarak yorumlanmaktadır.  TL’nin, diğer ülke para birimlerine göre değer kaybı REDK’i düşürürken, enflasyon artışı REDK’i yükseltmektedir.

 

  • Kur geçişkenliğinden dolayı enflasyondaki artışın bir sure daha devam etmesini bekliyoruz. TL’deki değer kaybının faiz artırımı ile sınırlanabilecek olması ise REDK’in değerlenme potansiyeline işaret ediyor. Yine de TL’nin seyri REDK üzerinde temel faktör olmayı sürdürecek.

 

  • Reel sektörün net döviz açık pozisyonu Kasım’da önemli bir değişiklik göstermeyerek 170,1 milyar $ oldu. Açık pozisyon 2013’ün ilk 10 ayında 28 milyar $ artmıştı. Kısa vadeli net döviz açık pozisyonu ise aşağı yönlü trendini sürdürerek 16,9 milyar $’a geriledi.

 

  • TL’deki değer kayıplarının hızlandığı Aralık ve Ocak döneminde firmaların döviz varlıklarını daha hızlı artırdıklarını değerlendiriyoruz.Bu şekilde, bir süredir %35’de seyreden YP Varlık/YP Yükümlülük rasyosu önümüzdeki dönemde yukarı yönlü bir trend izleyebilir.

4 Şubat 2014 Salı

Üretmeden tüketiyoruz

İHRACAT AZALDI, İTHALAT ARTTI

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2013’te yıllık ihracatımız yüzde 0.4 gerileyerek 151.9 milyar dolara düşerken, ithalatımız yüzde 6.4 arttı ve 251.7 milyar dolara ulaştı.
Dış ticaret açığı ise yüzde 18.7 artış ile 99.8 milyar dolara ulaştı.
Buna göre ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 60.3’e geriledi.
İhracatın ithalatı karşılama oranı, son 13 yılın en kötü 2 yılından biri oldu.

ÜRETMEDEN TÜKETİYORUZ

Türkiye yıllardır yurt dışından aldığı borçları sürekli olarak tüketiyor.
Örneğin makine ithal ediyoruz. Ancak ithal ettiğimiz makine kadar makine ihraç edemiyoruz.
2013’te yatırım malı ihracatı 15.6 milyar dolar, ithalatı ise 36.8 milyar dolar.
2013’te otomobil ihracatı 6.9 milyar dolar, ithalatı ise 9.1 milyar dolar.
Kısacası aldığımız dış borçları yani dövizleri ithalata yani tüketime kullanıyor, böylece üretmeden tüketiyoruz.

3 Şubat 2014 Pazartesi

Günlük Bülten

Global risk iştahı imalat sanayi beklenti endeksleriyle geriledi...

 

  • Çin’in PMI verisinin ardından ABD ISM imalat sanayi endeksindekigerileme global büyüme endişelerinin oluşmasına neden oldu. ISM yılın ilk ayında 56,5’ten 51,3’e hızlı bir şekilde gerileyerek Haziran 2013’ten bu yana en düşük seviyeyi işaret etti. Düşüşün tüm alt kalemlere yayıldığı görülüyor.

 

  • Çin ve ABD’de açıklanan imalat sanayi beklenti endekslerinin piyasalarda risk iştahını olumsuz etkilemesi sonucunda hisse senetleri ve gelişmekte olan ülke para birimleri değer kaybederken, güvenli limanlar talep gördü.

 

  • ABD’de güvenli liman olarak görülen devlet tahvillerine ilgi sürerken, 10 yıllık faiz %2,57 ile 1 Kasım 2013’den bu yana en düşük seviyelerine geriledi. 10 yıllık getirinin, önemli bir teknik gösterge olan, 200 günlük hareketli ortalaması %2,55 seviyelerinde bulunuyor.

 

  • Japon yeni de güvenli liman olarak talep görürken, USD/JPY 100,9 ile son 2,5 ayın en düşük seviyelerine geriledi. Parite böylece 100 günlük hareketli ortalaması olan 101,1’in altında işlem görüyor.

 

  • Yenin değer kazanmasının Japon ihracatçı şirket hisselerini olumsuz etkilemesi sonucunda Nikkei 225 endeksi bu sabah %5’e yakın önemli bir düşüşle işlem görüyor. Hong Kong’un Han Seng endeksi de %3’e yakın gerilerken, Şangay borsasında tatil sürüyor.

 

  • ABD’de S&P 500 endeksi %2,3 ile Haziran ayından bu yana en yüksek oranlı günlük düşüşünü kaydederken, Avrupa’da Almanya’nın DAX endeksi %1,3 ve İsviçre’nin SMI endeksi %1 oranında değer kaybettiler.

 

  • BIST-100, güne alıcılı başlamasına rağmen global piyasalardaki olumsuz havanın etkisiyle kazançlarını geri verdi ve %0,3 düşüşle 61.675 seviyesinden kapandı. Endeksin ilk önemli desteği 60.000 seviyesinde bulunuyor.

 

  • Yurtiçi tahvil piyasasında ise görece daha olumlu bir hava hakim oldu: 10 yıllık tahvilin faizi günü 9 bps düşüşle %10,10’dan ve 2 yıllık tahvilin getirisi ise %11,04 ile yatay seviyelerden tamamladı.
  • Gelişen ülke para birimlerinde ise zayıf seyir devam etti: Haftalık bazda Türkiye, Rusya, G. Afrika ve Çek Cumhuriyeti para birimlerindeki kayıplar %1-%2 arasında seyrediyor. USD/TL dün %1,2 yükselerek 2,2820 seviyesinden kapanırken, bu sabah da benzer seviyelerden işlem görüyor.

 

  • Değerli metaller de güvenli liman olarak talep görmeye devam ediyor:Dün altın %1,1 primle 1.258 $/ons seviyesinden kapanırken, gümüş de %0,8 yükselerek günü 19,3 $/ons seviyesinden tamamladı.

 

  • Euro Bölgesi imalat sanayi PMI endeksi ise ABD ve Çin’den ayrışarak 32 ayın zirvesine çıktı ve bölgede toparlanmanın devam ettiğini ortaya koydu. PMI endeksi Ocak ayında 52,7’den 54’e yükselirken, üretim ve yeni ihracat siparişleri alt endeksleri Nisan 2011’den bu yana en hızlı artışını gerçekleştirdi.

Bu hafta piyasalarda takip edilmesi gerekenler

 

Ne zaman?

 

Neler izlenecek?

 

04 Şubat

Salı

ü Türkiye Reel Efektif Döviz Kuru (Ocak): Ocak ayında kurda artan değer kaybı ve enflasyonun yüksek gelmesiyle TCMB, REDK’in bu ay 100  seviyesine yakınsayacağına işaret etti

        05 Şubat

Çarşamba

ü ABD ADP İstihdam Değişimi (Ocak, bin kişi): Son dönemde resmi tarım dışı istihdam verisiyle arasında korelasyonun zayıflamasına rağmen aylık istihdam artışına ışık tutan verinin 238 bin kişiden 190 bin kişiye gerilemesi bekleniyor.

06 Şubat

Perşembe

ü Euro Bölgesi ECB Politika Faiz Kararı (Şubat): ECB Ocak ayında %0.25 olan politika faizini değiştirmezken, bölgede enflasyon %0,7 ile rekor düşük düzeye geriledi. ECB başkanı Draghi daha önce yaptığı açıklamalarda bankalardan toplulaştırılmış kredi portföy alımları gibi alternatif genişleyici adımların atılabileceği dile getirmişti.

ü İngiltere BOE Politika Faiz Kararı (%): İngiltere Merkez Bankası (BOE)’nin Mart 2009’dan bu yana %0,5 ile tarihi düşük seviyede tuttuğu politika faizini, ekonomideki toparlanma sinyallerine rağmen toparlanma istikara kazanana kadar değiştirmesi beklenmiyor.

 

ü ABD Dış Ticaret Dengesi (Aralık, milyar $): ABD’de Kasım dış ticaret açığı  ihracatın hız kazanması ve başta enerji olmak üzere ithalatın daralmasıyla 34,3 milyar $ ile beklentilerden daha küçük bir açığa işaret etmişti (12 aylık oratalama 39,4 milyar $). Beklentiler Aralık ayında 36 milyar $’lık bir dış ticaret açığı verileceği yönünde.

07 Şubat

Cuma

ü Almanya Sanayi Üretimi (Aralık, aylık % değişim): Almanya’da Aralık ayında sanayi üretiminin (m.a) %1,9’dan %0,3’e yavaşlayacağı beklentisi hakim. Diğer yandan Aralık ve Ocak aylarına ilişkin Üretim PMI verilerinin güçlü gelmesi ve güven endekslerin daha olumlu işaret etmesiyle veri beklentileri aşabilir.

ü ABD Tarım Dışı İstihdam Değişimi (Ocak, bin kişi): Aralık ayında tarım dışı istihdam artışı soğuk hava koşulları nedeniyle beklentilerin (195 bin kişi) oldukça altında kalarak 74 bin olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı  işgücüne katılım oranının gerilemesiyle ise %6,7’ye geriledi Piyasanın Ocak ayı tarım dışı istihdam artışı beklentisi 185 bin kişi iken, işsizlik oranının %6,7 oranında sabit kalması yönün