6 Şubat 2014 Perşembe

Lisanssız Elektrik Üretimi

Geçtiğimizin yılın Temmuz ayında yürürlüğe giren ve mart ayında değiştirilen yasayla, isteyen 500 kilovata (kW) kadar elektriği lisans alma zorunluluğu olmadan üretip satabilecek. Önümüzdeki aylarda bir başka bir yasa değişikliği ile de bu rakam iki katına yani 1 megavata çıkarılacak. 

Her 100 liralık enerjinin 85 lirasının yurtdışına gittiği Türkiye’de, yerli enerji kaynaklarına ilgiyi artıracak bu uygulama, enerji politikaları açısından da önem taşıyor. Malum dış ticaret açığımızın yüzde 65’i de enerjiden oluşuyor.

Peki, isteyen gerçekten evinin önüne rüzgâr gülü dikip veya çatısına güneş paneli kurup, kendi elektriğini üretebilir mi? Uzmanlar, 500 kW kurulu gücünde güneş enerjisi tesisi maliyetinin ortalama 1 milyon Euro olduğunu, bunun rüzgârda 800 bin dolar, hidroliklerde 650–700 bin dolara indiğini söylüyor. 

Öte yandan, 500 kW’lik bir güneş enerjisi tesisinin 10’da biri gücünde, yani 50 kW’lik bir tesis kurayım dediğinizde de, maliyetler güce paralel olarak 10’da 1 oranında düşmüyor. Güç 50 kW’ye düştüğü zaman, yatırım maliyeti yaklaşık 300 bin Euro oluyor. Çünkü kurulacak tesisin gücü düştükçe, birim maliyeti artıyor.

 

 

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 10 Ağustos’ta internet sitesinde lisanssız üretime yönelik örnek uygulamaları içeren bir duyuru yayınladı. Burada örnek uygulamalara yönelik detaylı hesaplamalara yer veren Kurum’a göre, evinin çatısına küçük ölçekli bir güneş enerjisi tesisi kurmak isteyen vatandaş, fizibilite, yatırım ve işletme maliyetleri ihmal edilmek kaydıyla aylık 516 lira destek ödemesi alıyor ve 97,50 TL elektrik faturası ödemekten muaf kalıyor. Destek ödemesi, küçük ölçekli rüzgâr türbini kuracak vatandaş için bin 569 liraya çıkıyor. Fabrika bahçesinde kurulacak 500 kW gücünde bir rüzgâr santraliyle ise aylık beş bin liralık elektrik faturası ödemekten muaf kalınabileceği hesaplanıyor. 

Daha da önemlisi kendi ihtiyaç fazlasını sisteme satmak isteyen bir kişi artık elektrik ticareti yapacağından, dağıtım şirketine tüketiminden fazlasını satabilecek. EPDK bununla ilgili bir mahsuplaşma mekanizması da kurmuş durumda

 

500 kW gücünde bir güneş enerjisi tesisinin ortalama 1 milyon Euro’ya mal olduğunu söyledim. Tabii bu paranın tamamını nakit koymak zorunda değilsiniz. 1 milyon Euro’luk yatırım, 200 bin Euro’luk özkaynak ve bankadan 800 bin Euro kredi alarak yapılabiliyor. Yani yüzde 20 özkaynakla, çok rahat rüzgâr ve güneş enerjisi kredisinin alınabileceği ifade ediliyor. Ancak bu konuda bir itiraz da var.

Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği’nden (GENSED) Ateş Uğurel, Türkiye’de hiçbir bankanın henüz güneş enerjisine kredi vermediğini savunuyor ve “Satılabilecek bir emtia olarak görmediği için, hiçbir banka güneş elektriğini finanse etmiyor. Güneşten elektrik üretildiğini bilmeyen ve acilen eğitilmesi gereken bir kesim, uygulayıcı firma ile müşteri arasında uzun vadeli finans sağlayacak kurumlar” diyor. Ancak başka sektör temsilcileri, bankaların bu tür yatırımları az riskli ve çok karlı bularak destekleyeceği görüşünde.

Çoğumuz müstakil evlerde değil, apartman ve toplu konutlarda oturuyoruz. Durum böyle olunca, istenildiği takdirde başvuru “talep birleştirme” yöntemiyle yapılabiliyor. Yani diyelim ki 100 dairelik bir apartmanda oturuyorsunuz, tüm komşular bir araya geliyor, bir kişiyi vekil tayin ederek 100 ayrı başvuru yerine seçilen vekil aracılığıyla bir başvuru yapılıyor. Apartmanda yaşayan 100 kişinin tesisi, tek bir izinle kurulabiliyor. Talep birleştirme, maliyetlerin de düşmesini sağladığı için projeyi daha uygulanabilir hale getiriyor

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder